:: ANASAYFA ÇEVRE KÜTÜPHANESİ - Yasal Düzenlemeler
»  Hakkımızda
»  Çalışmalarımız
»  Çevre Kütüphanesi
::  Ekoloji
::  Yasal Düzenlemeler
::  Biyolojik Ceşitlilik
::  Doga Korumanin Yollari
::  Neden Doga Koruma
::  Genel Hatlarıyla Türkiye'nin Biyolojik Çeşitliliği
::  Biyolojik Çeşitlilğe Etki Eden Faktörler
::  Çevre Sözlük
»  KACED bülten
»  Kapasite Geliştirme
»  Politika Oluşturma
»  Uluslararası İlişkiler
»  Kurumsal Destek
»  Kurumsal Gürüşler
»  Foto Galerisi
»  Etkinlik Fotolar
»  Proje Destekçileri
»  Bize Ulaşın
 
 
     
 
Biyolojik Çeşitliliğin Korunmasına İlişkin Ulusal Ve Uluslararası Yasal Düzenlemeler
 
   
Türkiye’de çevre olgusu 1982 Anayasası ile birlikte yasalarda yer almaya başlamıştır. T.C. Anayasasının 56.maddesi “Herkes, sağlıklı, dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir” ilkesini getirmekte, çevre koruma, çağdaş bir yaklaşımla, anayasal bir esasa bağlanmaktadır. Bu maddenin direktifleri doğrultusunda hazırlanarak 11 Ağustos 1983 tarihinde yürürlüğe giren Çevre Kanunu da, çevreyi hava, toprak su gibi bileşenleriyle, ekolojik bir sistem bütünü olarak gören bir çerçeve oluşturmaktadır.
 
   
  • 6831 sayılı Orman Kanununun 25. Maddesi, uygun orman parçalarının, Milli Park, Tabiatı Koruma Alanı gibi alanlara ayrılması ile ilgilidir.
  • 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Milli Parklar, Tabiatı Koruma Alanları, Tabiat Parkları ve Tabiat Anıtlarının korunması ile ilgili hükümleri içermektedir.
  • 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu; Kültür Bakanlığına bağlı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce koruma altına alınan Doğal, Tarihi, Arkeolojik ve Kentsel Sitler ile ilgili hükümleri içermektedir.
  • 13.11.1989 tarihli Bakanlar kurulu kararı Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından ayrılan Özel Çevre Koruma Bölgelerinin korunması ve yönetimi ilgili yasal düzenlemeleri içermektedir.
  • 4195 sayılı Avcılık Kanunu da avcılıkla ilgili düzenlemeler getirmektedir.
  • 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu,
  • 797 sayılı Kuşların Korunması ile ilgili Uluslararası Sözleşmeye İlişkin Kanun,
  • 2862 sayılı Doğal ve Kültürel Değerlerin Korunması ile İlgili Kanun,
  • 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu
  • Hayvan Türlerinin İhracatı ile ilgili Hükümet Kararı,
  • Milli Parklar Yönetmeliği ve Av Turizmi Yönetmeliği de doğal değerlerin korunması üzerinde etkili hükümleri içermektedir.
 
   
Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Türkiye tarafından imzalanmış ve 20 Şubat 1984 tarih 18318 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmenin esas amacı yabani flora ve faunayı ve bunların yaşama ortamlarını muhafaza etmek, özellikle birden fazla devletin işbirliğini gerektirenlerin muhafazasını sağlamak ve bu işbirliğini geliştirmektir. Sulak alanlar ya da Ramsar Sözleşmesi adı verilen sözleşme Türkiye tarafından imzalanmış 17 Mayıs 1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmenin amacı, uluslararası öneme sahip sulak alanların korunması yoluyla bunlara özgü flora ve fauna elemanlarının korunmasına yöneliktir.
 
   
Nesli Tehlike Altında Olan Yabanî Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) ülkemiz tarafından imzalanmış ve 27 Aralık 2001 tarih ve 24623 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmenin amacı, uluslararası ticaret nedeni ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvanların korunabilmesi ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak için, uluslararası ticaretinin kontrol altına alınmasına yönelik usûl ve esasları ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamaktır.  Bu yönetmelik 2872 sayılı Çevre Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, Mera Kanunu vb. çeşitli kanunlarla birlikte biyolojik çeşitliliğin korunması ile doğrudan ilgilidir.
 
   
Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Türkiye tarafından 1992 yılında imzalanmış ve onay süreci 27.12 1996 tarihinde tamamlanmıştır. Bu sözleşme biyolojik çeşitliliğin korunmasını, sürdürülebilir kullanımını ve özellikle genetik çeşitlilikten sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımını amaçlamaktadır. Ayrıca bu sözleşmenin altında hazırlanan Biyogüvenlik protokolü 2000 yılında Türkiye adına Çevre Bakanlığı tarafından imzalanmıştır. Bu protokolün esas amacı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmaların güvenli transferi, muamelesi ve kullanım alanlarındaki prosedürleri ve bunların çevre ve insan sağlığına olan olası olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaktır.
 
   

1992 yılında Rio’da yapılan Dünya Zirvesinde Cumhurbaşkanı ile temsil edilen Türkiye kararları onaylanmış ve bunun gereği 1998 yılında Türkiye Ulusal Eylem Planı ve katılım dokümanını yayınlanmıştır. Türkiye Ulusal Çevre Eylem Planı (UÇEP), Gündem 21 dokümanında verilen genel politika ve eylemler esas alınarak hazırlanmıştır. Bu planda, UÇEP’i Belirleyen Koşullar, Çevre Yönetimi, Türkiye’de çevrenin Durumu ve Ulusal Çevre Eylem Planına Doğru başlıkları altında başarı ölçütleri verilmiştir. Başlıca eylem alanları şunlardır:

 
   
  1. Daha etkin bir çevre yönetim sisteminin genişletilmesi,
  2. Bilgi ve duyarlılık düzeyinin arttırılması 
  3. Daha etkin bir çevre yönetimi için gerekli yatırımların gerçekleştirilmesi.
 
   

UÇEP’in temel amaçları doğrultusunda yerinde değerlendirilmesi amacıyla OECD adına Türkiye’yi ziyaret eden uzmanlar komitesi bir performans raporu hazırlamış ve bunu OECD sekreteryasına sunmuştur. Bu raporun önerileri doğrultusunda yeni revizyonların yapılmakta olduğunu görmek sevindiricidir. Türkiye’nin Avrupa Topluluğuna uyum mevzuatı hükümleri çerçevesinde tüm mevzuatı tekrar revize edilmektedir. Böylelikle önümüzdeki yakın gelecekte mevzuata ilişkin tüm düzenlemeler tamamlanmış olacaktır.

 
    Türkiye’nin bugüne kadar imzalamış olduğu uluslararası sözleşmeler şunlardır:  
   
  • 1950 Paris: Kuşların Himayesine Dair Milletlerarası Sözleşme
  • 1971 Ramsar: Özellikle Sukuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulakalanlar hakkında Sözleşme
  • 1972 Stockholm: Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı Stockholm Deklarasyonu
  • 1972 Paris: Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme
  • 1973 Marpol: Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşme
  • 1973 Washington: (CITES) Nesli Tehlike Altındaki Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretine Dair Sözleşme
  • 1976 Barcelona: Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme
  • 1979 Bern: Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi
  • 1985 Viyana: Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Sözleşme
  • 1985 Cenova: Akdeniz’in İkinci On Yılı Cenova Bildirgesi
  • 1985 Granada: Avrupa Mimari Mirasının Korunması Sözleşmesi
  • 1989 Basel: Tehlikeli Atıkların Sınırlarötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Sözleşme
  • 1992 Strazburg: Avrupa Kentsel Şartı
  • 1992 Bükreş: Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi
  • 1992 Rio: Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi
  • 1992 Rio: Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Deklarasyonu
  • 2000: Biyogüvenlik protokolü
 
   

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5 maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.Uluslararası sözleşmeler iç hukukun bir parçasıdır. Sözleşmelerin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülemez; Anayasaya aykırı olsalar bile uygulanırlar.

 

 
 

Bu web sitesi, KACED tarafından yürütülen ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Avrupadan Mesajınız Var Projesi kapsamında yayın yapmaktadır. Web sitesinin Avrupa Birliği'nin resmi görüşlerini yansıttığı düşünülmemelidir.